Sürekli “Karmaşık Kadın Karakterler”den bahsedip duruyoruz. Hayranlar ve eleştirmenler olarak onları görmek istediğimizi; ekranlarda karmaşık olma ayrıcalığının yalnızca erkeklere tanındığına dair yerleşmiş düzeni dengelemek adına bu karakterlerin gerekli olduğunu söylüyoruz. Ancak işin aslı şu ki, gerçekten zorlu bir kadın karakter ekranlarımıza geldiğinde tepkiler gecikmiyor.
John Steinbeck’in Cennetin Doğusu (East of Eden) eserinin Zoe Kazan yönetmenliğindeki Netflix uyarlaması yayınlandığından beri, edebiyatın en kutuplaştırıcı karakterlerinden biri olan Cathy Ames hakkındaki tartışmalar sosyal medya akışlarımızı hareketlendirdi. Florence Pugh’un büyüleyici bir derinlik ve duygusal hassasiyetle hayat verdiği Cennetin Doğusu’ndaki Cathy; kime sorduğunuza bağlı olarak, ya dengesiz bir kötü karakter ya da koşullarının karanlığına yenik düşmüş, yanlış anlaşılmış bir kadın olarak görülüyor.
Pugh, dizi için Refinery29’a verdiği röportajda karakterin eylemlerini savunmadığını hemen belirtiyor; ancak ekliyor: “Cathy’yi, son derece haklı sebeplerle, koruma içgüdüsüyle sahipleniyorum.”
Dizinin yürütücü yapımcılığını da üstlenen Pugh, “Çocukken tecavüze uğramış birinden hayatına normal bir şekilde devam etmesini bekleyemezsiniz,” diyor. “Ölümün kıyısına gelecek kadar ağır şiddet görmüş bir kadından, artık erkeklerin yanında kendini güvende hissetmesini isteyemezsiniz.”
Pugh ekliyor, “İçinde büyüdüğü dünyaya karşı ani ve içgüdüsel tepkiler veren birini gerçek zamanlı olarak izliyoruz. İzleyicinin, ondan nefret ettiği anlarla belki de onu sevdiği anlar arasında ikileme düşmesini sağlayacak olan şey de işte bu.”
“Her iki duyguyu da hissetmekte bir sakınca yok çünkü insanlar tüm bu özelliklerin bir toplamıdır. Derin kusurları olan ama aynı zamanda güzel insanlarız,” diyor Pugh. “Onun sadece kötü biri olması gerekmiyor. Sadece ‘kötü’ olarak tanımlanmamalı. O, bütünlüklü bir insan.”
Yönetmen Zoe Kazan ise Cathy hakkında şöyle diyor: “Daha önce okuduğum hiçbir karaktere benzemiyordu. Onu hem çekici hem itici, hem sürükleyici hem de gizemli buldum.” Kazan’ın uyarlaması, Steinbeck’in Cathy’sini olduğundan daha yumuşak veya “temiz” bir şekilde yansıttığı gerekçesiyle eleştirildi; ancak Kazan olaya böyle bakmıyor: “Onun tek bir kalıba sığan bir karakter olduğunu düşünmüyorum. Steinbeck’in de onun tek bir kalıba sığdığını düşündüğünü sanmıyorum,” diyor. “Yazar onu, ‘bazen insan ebeveynlerden canavarlar doğar’ diyerek tanıtıyor; ancak yaklaşık yüz sayfa sonra, ‘Ona canavar demiştim ama şimdi onu bir büyüteçle incelediğimde, bunu söylemenin doğru olup olmadığından pek emin değilim,’ diyor. Ayrıca, ‘Onun kötü olduğunu söylemek kolaydır ama nedenini anlamadan bunun bir anlamı kalmaz,’ diye ekliyor. Benim yaratıcı yaklaşımımın temelini de bu oluşturdu… Eğer kötü şeyler yapan insanları insanlık dışı varlıklar olarak görürsek, kendimiz hakkında hiçbir şey öğrenemeyiz.”
Pugh’un bu karaktere olan bağlılığı kamera karşısında apaçık görülüyor. Netflix’in Cennetin Doğusu (East of Eden) uyarlaması, insanlığa dair bir sorgulama niteliğinde. Evet, söz konusu olan Cathy’nin insanlığı; ama aynı zamanda kötülüğün bir insanda nasıl filizlenip büyüdüğü de ele alınıyor. Bu yapım; biz izleyicilerin “Karmaşık Kadın Karakterler”e bakış açısını ve kötü davranışlar söz konusu olduğunda nerede sınır çizdiğimizi irdeleyen bir çalışma. Kim “canavar” olarak yaftalanır? Cathy gerçekten de Steinbeck’in tasvir ettiği kadar korkunç biri mi? Fikrini değiştiren o muydu, yoksa biz miyiz? Pugh ve Kazan, Cathy’nin yeniden ele alınmaya değer bir karakter olduğunu düşünüyor.
